İnsan özlemin ne zaman bittiğini tam olarak bilemiyor. Kendi kendine iyileşen bir yara ya da ölüm gibi. İnsan yaranın tam olarak kendisine ne zaman acı vermeyi kestiğini bilmiyor; ya da tam olarak ne zaman öldüğünü….
Edebiyat
Acıya Takılı Kalmalar
Hüznü gerilerde bırakacağım yaş bir türlü gelmiyor. Behçet Necatigil Hayat her zaman ileriye doğru akan, devam eden, değişen ve gelişen bir olgu değildir. Hayat bazen durur. Dünya, heves, kimlik, arzu, beklenti, sevmek, umut bir yerde…
Susma Dersleri
Vedanın asaletini kuşanıp gitmek son dileğim. Hüseyin Atlansoy, Kayıp Şiir. Uzun bir yürüyüşün ardından ormanın kalbindeyiz. Hızlıca çevre düzenlemesi yaptıktan sonra çay suyunu kaynatmak için odun topluyoruz. Şimdi ateş başındayız. Müslim Abi yine uzaklarda. İbrahim…
Geciken Kış
Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.Reşat Nuri Güntekin Uzun bir zaman sonra, yeniden merhaba. Kışı beklediğim bir zamanda, tüm bu olanlara rağmen masanın başına…
Otuz Beş Yaş Yankısı
Bugün dünyadaki 35. yılım, doğum günüm. Cahit Sıtkı’nın deyişiyle: “Yolun yarısı”. Bu zamana kadar yaşadıklarımdan, şahit olduğum binlerce hayat hikâyesinden, kendimce okuduğum kitaplardan, dinlediğim müziklerden, izlediğim filmlerden bir terapist olarak şunları öğrendim: İnsan nisyanla malüldür…
Yalnızların da Bayramı
Bayramım imdi, bayramım imdiBayram ederler yâr ile şimdi Hacı Bayram Veli I Bayram öncesi, mevsim kışa çalıyor. Soğuklar bastırmadan kalın bir mont alayım diyorum, henüz lise 1 talebesiyim. Babam emekli devlet memuru ama geçimimizi sağlamak…
Tükettiğim Hevesler
Lütfen birisi her şeyin bittiğini söylesin. Her şey bitti, fırtına dindi, kıyamet şimdilik sona erdi desin. Kendimizi ve yolumuzu kaybettiğimiz o sokaklardan geri dönüp evimize sığınalım. Tanıdık acılarla örülmüş odamızın içerisinde sessizce ve içli içli…
Evini Kaybetmişlere
İkimiz de sessizce yolu izliyoruz. Tatsız bir haziran sıcağı, güneş tepede. Gri H100’ü ben sürüyorum. Nereye gittiğimize dair pek bir fikrim yok. Sadece gidiyoruz. Sessizliği İzzet bozuyor: “Abi, en çok neyi özledin?” diye soruyor sakince….
Âşığın Son Nefesi
Yalnızız, yapayalnız. Şaşkın ve öfkeli gözlerle etrafımıza bakıp tüm bu olup bitene bir anlam vermeye çalışıyoruz. “Gördüğüm ve hissettiğim şey neydi?” diye sayıklayıp cevap bulmak için birilerini arıyoruz fakat anlıyoruz ki eşrefi mahlukat olan insanın…
Bağların Yitimi ve Bize Kalan Boşluk
Yaşamanın değil de yaşayacak olmanın tedirginliği bu. Zamanın durmasını istediğim günlerde zamanın yok oluşuna şahitlik. Aynanın yalanladığı yüzüm, alnımda belirginleşen çizgiler, bazı hatıralara sımsıkı sarılan zihnim ve baba mirası keder. O en güzel pozu veremedik…