Acının Birleştirici Gücü ve Durmadan Sırıtanlar

Kederlerde bütün yüzler birleşir Edip Cansever, Günlerden. Dünyadaki sayılı günlerini ölümsüzlüğün formülünü bulmaya ve tabiatı alt etmeye adayan güruhun mensubu olmamak için elimizden ne geliyorsa onu yapmamız gerekiyor artık. Zira bu topluluk yaşamış olduğu anlam karmaşasını ve noksanlığını tabiata savaş açarak, daha fazla üreterek, uzaya askeri üs kurarak çözmeye çalışıyor fakat her seferinde alemin büyüklüğü ve mucizesi karşısında çaresiz kalarak daha da derin bir anlamsızlığın içine düşüyor. Oysa sahip olduğumuz kaynakları âleme hakim olma arzusu yerine, âlemle beraber insana yakışır bir hayat sürmek için kullanabilseydik şüphesiz ki daha yaşanılır bir düzen kurabilirdik. Bu yaşanılır düzenin ilk adımı insanın ölümlü ve…

Devamını Oku

Aşk Acısı Nasıl Geçer?

Gerçek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerleşir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulmayacak bir şekilde yayılır. Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi.   Bazı acıların dili vardır, siz istemeseniz bile her fırsatta kendini anlatır. Fakat bazı acılar dilsizdir, susar, sustukça, kendini sakladıkça büyür ve bir ömür boyu iyileşmeden sizinle beraber sonsuzluğa taşınır. Dilsiz acılar hep kalpte açılır, ruhun derinliklerinde. Bazen dilinizin ucuna gelir, anlatayım da üzerimdeki şu yük kalksın dersiniz ama olmaz, ya zayıf görünmekten ya ayıplanmaktan ya da utancınızdan anlatamazsınız. İnsan aşkını herkese anlatmaya meyillidir ama aşk acısını…

Devamını Oku

Huzurlu Bir Ruh İçin Ahlakı Güzelleştirmek

Maddenin ön plana çıktığı yerde mana sessizce çekilir ve geriye sadece anlamsızlık kalır. Şu an dünya üzerinde özellikle genç neslin yaşadığı en büyük sorunlardan biri bu: Anlamsızlık. Ne için, hangi sebepler ve dava uğruna, neye hizmet ettiğini bilmeyen, nereden gelip nereye varacağını düşünmeyen gençlik, büyük bir ruh bunalımında. Günden güne artan ruhsal hastalıklar ve psikiyatrik ilaç kullanım sıklığı bize bir şeylerin ters gittiğini açıkça gösteriyor. Gençlerle çalışanlar ve onları yakından gözlemleyenlerin fark ettiği ilk şey gençlerimizin depresif duygu durumları oluyor.  Depresyonun ağır, orta ve hafif olan türleri vardır, kişinin gösterdiği semptomlara göre bu durum değişir. Fakat bir de neojenik depresyon…

Devamını Oku

Kalp Ne işe Yarar?

Önce sola, sonra sağa, yine sola Bakan akıldır, kalp uzatmaz. Akıl iki kere ikiyi iyice bilir Kalp ikiyi inkâr edecektir. Ahmet Murat, Kalbin Kararı Yakınlık bazen görmeye engeldir. Sürekli sizinle olan, burnunuzun dibinde duran, varlığına alıştığınız ve bu alışkanlıktan dolayı değerini unuttuğunuz, önemsemediğiniz, aşırı yakınlık sebebiyle belirli bir kısmını tanıyıp künhüne vakıf olamadığımız kişiler, nesneler ve durumlar vardır. Bu noktada bütünü görmek, ne işe yaradığını gerçekten anlamak ve sağlıklı bir muhasebe yapmak için yavaşlamamız, uzaklaşmamız ve temel malumatlarımızı yeniden kontrol etmemiz gerekmektedir. Bu yöntemle hayatımızda değerli olarak görüp yer verdiğimiz kişilere, nesnelere ve olaylara hak ettiği rolü ve kıymeti sağlıklı…

Devamını Oku

Hakikat Işığında Medeniyet Arayışı: Barbar, Modern, Medenî

Toplumu hem zihnen hem de bedenen ayakta tutan unsurların başında düşünce gelir. İnsan düşündükçe, bir düşünce ile karşı karşıya gelip fikir yürüttükçe ve bu düşünme deneyiminden sonra bir eyleme geçtikçe, insan olmanın temel esaslarından birini yerine getirerek kendi iradesiyle hayata karışır ve varlığını sürdürür. Bazen bilinçli bazen de bilinçsiz olarak yürüttüğümüz bu süreç doğrudan kişinin mutluluğunu, refah düzeyini, geleceğini ve hatta geçmişini şekillendirir. Çünkü insan düşündükçe var olur, düşünme biçimleri ile varlığını koruyarak bir dünya inşa eder. Fakat burada çok temel bir problem ve ile karşılaşırız: İnsan düşünür ama neyi? Fazla uzağa gitmeden bir zihin muhasebesi yapalım: Şu an ne…

Devamını Oku

Nasılsa Seviyor Demenin Kaçınılmaz Felaketi

Aşık olmak varlığından haberdar olmadığınız bir hüsranın hatırlatılmasıdır; birini istemiş, bir şeyden mahrum kalmışsınızdır ve sonra birden o şey karşınızda belirir. Bu deneyimle yenilenen yoğun bir hüsran ve yoğun bir tatmindir. Tuhaf bir biçimde sanki beklediğimiz biri vardır ama o kişi gelene kadar beklediğinizin o olduğundan haberiniz yoktur. Daha öncesinde hayatınızda bir şeyin eksik olduğunun farkında olun ya da olmayın, istediğiniz kişiyle tanıştığınızda o farkındalığa erişirsiniz. Adam Phillips Varoluşumuz bağlanma ile başlar. Anne vücuduna milyonluk ihtimaller neticesinde bağlanan ve yavaş yavaş gelişen insan, dünya ile temas etmeden, bağ kurmadan önce başka bir insana yani annesine tutunur. Bizi var eden şey…

Devamını Oku

Soylu Bir Yenilginin İlk Kitabı: Gece Geç

Uzunca bir süre şiirin iyileştiren ve iyileştirirken de dönüştüren bir etkisi olduğuna inandım. İyi şiirin peşinde iz sürerken karşılaştığımız dizelerin bize bir yerlerden tanıdık gelmesi ve bu tanışıklığın şiirle aramızda bir paydaşlık oluşturarak dünyada aslında tek olmadığımızı ve bize benzeyen ötekilerden destek bulabileceğimizi düşündürdü hep. Bu destek sayesinde yeniden bir yerlere tutunarak ayağa kalkabilmenin gerçekliğine o kadar çok inanmıştım ki iyi şiirin bunun tam tersini yapabileceğini bütünüyle unutmuşum. Evet, şiiri bizi değiştiriyor ve dönüştürüyor ama neye ve kime? Her şey rutin seyrinde ilerlerken bir fotoğraf, bir söz, bir görüntü ya da bir düş sizi tepetaklak edip kalan ömrünüzü artık bambaşka…

Devamını Oku

İnsan En Çok Kaybederken İnsan

Hiçbir şey beni kötü kılamaz, nasıl davranırsam davranayım. Ben uyumlu ve sevecen olayım yeter. Böylece işimi ve ilişkilerimi ve diğer keyiflerimi iyileştirebilirim. Bu harika olur ama tam bir insan olmak için mesafe kaydetmeme, sevilmeme gerek yok. Albert Ellis İnsanın ruh yelpazesini ve renkliliğini en iyi anlatan dizelerden biri Âşık Hüseyin’e ait kanımca: ‘’İnsan kısım kısım, yer damar damar’’.  Dünyadaki insan sayısı kadar dünya sayısı vardır aslında. Her insan ayrı bir dünya, ayrı bir kimlik ve ayrı bir mucize. Çevremize bu nazarla bakmaya başlayınca nezaketimiz, hoşgörümüz ve anlayışımız genişliyor, biricik olan insana yaklaşımımız değişiyor, anlam kazanıyor. Toplulukları ayrı ayrı değil de…

Devamını Oku

Anlamlı Bir Hayat İçin Karanlığını Sev

Gölge ile yüzleşme başlangıçta gerilimsiz bir denge, duraklama getirir, ahlaki kararlara engel olur ve inançlarını etkisiz, hatta imkansız kılan bir duruş getirir. Her şey şüpheli hale gelir. Carl Gustav Jung Hayatımızdaki insanları doğrudan ve bütün yönleriyle tanımak en büyük arzularımızdan biridir. O insanın; kişiliğini, davranışlarını ve duygularını en ince ayrıntısına kadar bilmek ve tahmin edebilmek bizim için büyük bir konfor sağlasa da bir yerden sonra bu durum sıkıcı hale gelip ilişkilerimizi etkileyebiliyor. Tahmin edebildiğiniz ya da ‘çözdüğünüzü’ düşündüğünüz insanlar sizi bir yerden sonra sıkmaya ve sizde oluşturduğu heyecanı kaybetmeye başlar zira insan ilişkilerini diri tutan şey karşımızdakini keşfetme serüvenidir aslında….

Devamını Oku

Ergin Günçe’nin Vazgeçemediği Ölüm

İçimizde, kendimize bile itiraf edemediğimiz kuvvetli bir ölüm duygusu kıpırdanır bazen. Depresyon sarmalında içgüdüsel olarak sürekli yaşamaya yönelik hamleler yapsak da bir süre sonra bu hamlelerde yavaşlama ve ardından sönme görülür. Yani artık birincil amaç hayatta kalmak değil, tepkisiz bir biçimde hayatın akmasını beklemektir. İnsan dünyada yalnız kaldığında değil, dünyayla yalnız başına mücadele ettiğini anladığında yorulur. Böyle anlarda bir çıkış yolu aranır hep, bir kurtuluş. Bu kurtuluş beklentisi zaman zaman ölüm hissi  etrafında yoğunlaşır ve ölüme yönelik arzu, kendiyle beraber başka soru işaretlerini de doğurarak zihni bulanıklaştırır. Şanslı olanlar bu bulanıklığı uzman desteği, inanç ve çevre faktörleriyle def ederken, şanssızlar, arkalarında…

Devamını Oku