Nasılsa Seviyor Demenin Kaçınılmaz Felaketi

Aşık olmak varlığından haberdar olmadığınız bir hüsranın hatırlatılmasıdır; birini istemiş, bir şeyden mahrum kalmışsınızdır ve sonra birden o şey karşınızda belirir. Bu deneyimle yenilenen yoğun bir hüsran ve yoğun bir tatmindir. Tuhaf bir biçimde sanki beklediğimiz biri vardır ama o kişi gelene kadar beklediğinizin o olduğundan haberiniz yoktur. Daha öncesinde hayatınızda bir şeyin eksik olduğunun farkında olun ya da olmayın, istediğiniz kişiyle tanıştığınızda o farkındalığa erişirsiniz. Adam Phillips Varoluşumuz bağlanma ile başlar. Anne vücuduna milyonluk ihtimaller neticesinde bağlanan ve yavaş yavaş gelişen insan, dünya ile temas etmeden, bağ kurmadan önce başka bir insana yani annesine tutunur. Bizi var eden şey…

Devamını Oku

Soylu Bir Yenilginin İlk Kitabı: Gece Geç

Uzunca bir süre şiirin iyileştiren ve iyileştirirken de dönüştüren bir etkisi olduğuna inandım. İyi şiirin peşinde iz sürerken karşılaştığımız dizelerin bize bir yerlerden tanıdık gelmesi ve bu tanışıklığın şiirle aramızda bir paydaşlık oluşturarak dünyada aslında tek olmadığımızı ve bize benzeyen ötekilerden destek bulabileceğimizi düşündürdü hep. Bu destek sayesinde yeniden bir yerlere tutunarak ayağa kalkabilmenin gerçekliğine o kadar çok inanmıştım ki iyi şiirin bunun tam tersini yapabileceğini bütünüyle unutmuşum. Evet, şiiri bizi değiştiriyor ve dönüştürüyor ama neye ve kime? Her şey rutin seyrinde ilerlerken bir fotoğraf, bir söz, bir görüntü ya da bir düş sizi tepetaklak edip kalan ömrünüzü artık bambaşka…

Devamını Oku

İnsan En Çok Kaybederken İnsan

Hiçbir şey beni kötü kılamaz, nasıl davranırsam davranayım. Ben uyumlu ve sevecen olayım yeter. Böylece işimi ve ilişkilerimi ve diğer keyiflerimi iyileştirebilirim. Bu harika olur ama tam bir insan olmak için mesafe kaydetmeme, sevilmeme gerek yok. Albert Ellis İnsanın ruh yelpazesini ve renkliliğini en iyi anlatan dizelerden biri Âşık Hüseyin’e ait kanımca: ‘’İnsan kısım kısım, yer damar damar’’.  Dünyadaki insan sayısı kadar dünya sayısı vardır aslında. Her insan ayrı bir dünya, ayrı bir kimlik ve ayrı bir mucize. Çevremize bu nazarla bakmaya başlayınca nezaketimiz, hoşgörümüz ve anlayışımız genişliyor, biricik olan insana yaklaşımımız değişiyor, anlam kazanıyor. Toplulukları ayrı ayrı değil de…

Devamını Oku

Anlamlı Bir Hayat İçin Karanlığını Sev

Gölge ile yüzleşme başlangıçta gerilimsiz bir denge, duraklama getirir, ahlaki kararlara engel olur ve inançlarını etkisiz, hatta imkansız kılan bir duruş getirir. Her şey şüpheli hale gelir. Carl Gustav Jung Hayatımızdaki insanları doğrudan ve bütün yönleriyle tanımak en büyük arzularımızdan biridir. O insanın; kişiliğini, davranışlarını ve duygularını en ince ayrıntısına kadar bilmek ve tahmin edebilmek bizim için büyük bir konfor sağlasa da bir yerden sonra bu durum sıkıcı hale gelip ilişkilerimizi etkileyebiliyor. Tahmin edebildiğiniz ya da ‘çözdüğünüzü’ düşündüğünüz insanlar sizi bir yerden sonra sıkmaya ve sizde oluşturduğu heyecanı kaybetmeye başlar zira insan ilişkilerini diri tutan şey karşımızdakini keşfetme serüvenidir aslında….

Devamını Oku

Ergin Günçe’nin Vazgeçemediği Ölüm

İçimizde, kendimize bile itiraf edemediğimiz kuvvetli bir ölüm duygusu kıpırdanır bazen. Depresyon sarmalında içgüdüsel olarak sürekli yaşamaya yönelik hamleler yapsak da bir süre sonra bu hamlelerde yavaşlama ve ardından sönme görülür. Yani artık birincil amaç hayatta kalmak değil, tepkisiz bir biçimde hayatın akmasını beklemektir. İnsan dünyada yalnız kaldığında değil, dünyayla yalnız başına mücadele ettiğini anladığında yorulur. Böyle anlarda bir çıkış yolu aranır hep, bir kurtuluş. Bu kurtuluş beklentisi zaman zaman ölüm hissi  etrafında yoğunlaşır ve ölüme yönelik arzu, kendiyle beraber başka soru işaretlerini de doğurarak zihni bulanıklaştırır. Şanslı olanlar bu bulanıklığı uzman desteği, inanç ve çevre faktörleriyle def ederken, şanssızlar, arkalarında…

Devamını Oku

İlişki Dinamiklerimizin Mimarları: Anneler

İnsan ayrılık üzere dünyadadır. Kesin ve sürekli ayrılıkların yazgısıyla yaşamak sandığı sürgüne devam eder; bir insandan başka bir insana, bir hikâyeden başka bir hikâyeye ve nihayetinde hakikat olan güzelliğe… Ayrılık aynı zamanda bir kopuşu da simgeler. Kopmak; herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak, gövdeden ayrılmak, bütün ilişkileri kesip büsbütün ayrılmak, haşrolmak, parçalanmak ve en acı anlamı da şu sanırım; çok ağrımak. İnsan dünyanın ağrıyan yeridir, çünkü bir ağrıyla dünyaya gelmiştir ve gözünü açar açmaz başına gelen ilk şey ayrılıktır. Bebek anneden kopar ve son nefesini verene kadar ayrılıklarla dünya uçurumundan aşağı yuvarlanır. Bebeklik dönemi olarak tanımladığımız 0-2 yaş aralığında çocuklar; fiziksel,…

Devamını Oku

Çağın Vebası: Instagram Anneliği

Savruluyoruz. Gerçek ve hakikatin çok ötesine. Bu savrulmanın beraberinde getirdiği kopuş, bizi yapayalnız hissettiğimiz bir coğrafyaya sürükledi. Etrafımızda gördüğümüz her şey bize tanıdık gelirken, birkaç adım atıp yaklaştığımızda bize ait sandıklarımızın aslında ne kadar da uzak ve yabancı olduğunu anlıyoruz. Ama devam ediyoruz. Koptuğumuz gerçek dünyayı unutup sahteliklerle donatılmış bol ışıklı gösteri dünyasının tanınmış bir aktörü olmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Tweetler, Facebook like’ları, Instagram postları, WhatsApp grupları ve daha da fazlası. En iyi, en beğenilen, en güzel, en yakışıklı, en akıllı, en çok rağbet gören, en çok okunan, en çok retweet edilen, en, en, en, en… En’ler içinde boğulurken gerçekte…

Devamını Oku

Bir Rüşvet Biçimi Olarak Fedakârlık

Ortada bir fedakârlık oldu mu, mantıksal olarak, feda edilen o şeyleri toplayacak birilerinin de olacağı kesindir zaten. Ayn Rand, Hayatın Kaynağı. Aynaya bakıp: ‘’En son, kim için neyi feda ettim?’’ sorusunu kendinize sorduğunuzda nasıl bir cevap alıyorsunuz? Başkalarının mutluluğu, güveni ve huzuru için nelerden vazgeçtiniz? En son ne zaman o süslü ve kıymetli benliğinizi aradan çıkartıp önceliğinizi ‘’o’’ yaptınız? Ve kısa vadede yaşadığınız türlü sıkıntılardan sonra kavuştuğunuz o yüce huzuru nasıl anlamlandırdınız? Evet, fedakârlık kısa vadede yorucudur biliyorum, sizi her anlamda yıpratır. Bazen tahammülünüz kalmaz bu yükü taşımaya fakat sonrasında birilerinin ruhuna şifa, dertlerine deva olduğunuzu gördükçe; o çaresiz ve…

Devamını Oku

Affederek İyileşmek Mümkün Mü?

Afffetmek, iyileşmeye doğru atılan olumlu bir adımdır; bir ışık patlamasıdır. Estetik zevk kadar gerçektir ve kesindir; zayıf ya da narin değil, saydam, parlak ve güçlüdür. William Golding, Serbest Düşüş.   ‘İnsan nedir?’ sorusuna verilebilecek ilk beş yanıttan bir tanesi ‘hata’dır. Evet, insan büyük bir hatadır. Yanlışı, günahı, hatayı kendi iradesiyle seçen, sürdüren ve bazen de bundan pişman olan ya da olmayandır. Bilerek ve isteyerek kendi sonuna yürüyenleri, yolun varacağı noktayı bilip ‘’yolun güzelliği için buna değer’’ diyenleri, bin kere tövbe edip etrafına sözler verip yine aynı hatanın şehvetiyle yolunu şaşıranları hepiniz tanırsınız. Bu hataları masum görmek ya da bunu bir…

Devamını Oku

Yeniden Başlamanın Doğası Üzerine

İşte yine buradasın. Başladığın yerin çok daha gerisinde. Üstün, başın toza bulanmış, saçların dağınık, sesin kısık, gözlerinin altındaki mor halkalar iyice belirgin. Yüzüne yerleştirdiğin o kimliksiz tebessüm bile koruyamıyor artık seni çevrenin alaycı sorularından, meraklarından. İş bulamadın, okul bu sene de uzadı, cepte metelik yok, sevdiğinin mutlu anlarını sadece sosyal medyaya yüklediği fotoğraflardan takip edebiliyorsun. Belki de hayalini kurduğun gibi evlatlar yetiştiremedin, oysa böyle olmaması lazımdı, herkesin saygısını kazanan pırlanta gibi bir insan olacaktı ama olmadı; şimdilerde otuzlu yaşlarında, bilgisayarın başından kalkmayan, verdiğin üç beş kuruş parayı da bahis sitelerine kaptıran bir oğula sahipsin. Belki de hiç sevilmedin ya da…

Devamını Oku